Evimiz İçin Minik Minik...

17 Mayıs 2012 Perşembe
Hediye almak güzeldir. İhtiyaca, duruma göre olması ise ayrı bir hoşluktur.
Artık kişisel ürünler yerine evim için hediye alıyorum, küçük bişeyde olsa bu ince düşünüş beni o kadar mutlu ediyor ki :)

İşyerinden sevdiğim bir arkadaşım Çin seyahati dönüşünde hediye olarak, yakında evleneceğim düşüncesiyle evim için birşey almak istemiş ve bereket, iyilik getirdiği inanılan bu özel süsü getirmiş. Çok hoşuma gitti. 




Ve Milano dönüşünden buzdolabım için bu magneti...
Magnetsiz bir buzdolabı düşünemiyorum. Buzdolabımın üstünde gezdiğimiz veya sevdiklerimiz tarafından gezilen her şehirden bir anı olmasını istiyorum, baktıkça gülümseyelim.


Bir diğer iş arkadaşım bir kaç gün önce bir konuşmamıza istinaden bernardoda görüp bahsettiği bu ilginç şirin, fırın tutacağısnı benim için almış. :) 


Bu yıllar önce aldığım doğumgünü hediyem...Çeyizim için kaldırmıştım, görünce hatırlayıp mutlu oldum :)




Evimizi alır almaz eşiğine yapıştıracağım uğur böceği. Uğurumuz hiç eksik olmasın.. :)


Bu tuzluk biberlik takımını Markafonideki bir alışverişimde almıştım. Ama ucuzluk pazarlarında aynısını, daha düşük fiyatta görünce çok şaşırdım. İki katı parayı güya indirim var diye alıyoruz, üstelik çok kaliteli bişey de değil, bildiğiniz Çin Malı. Ama siyah,beyaz, kırmızı konseptinde mutfağıma çok yakışacağını düşündüğüm için tercih etmiştim.


Bunlar da duvarlarımıza asmayı düşündüğüm hoşuma giden manzara, şehir resimleri...
Venedik ne kadar da güzel...Ama asla bir İstanbul değil :)



ENGLISH HOME CİCİLERİ...

12 Mayıs 2012 Cumartesi
Ve çeyiz alışverişleri başladı...

Evlilik yolunda adım adım ilerlerken, çeyiz denen bir olguyla da tanışıyorsunuz.
Sevdiceğinizle paylaşacağınız yuvanızı dişi kuş olaraktan düzenlemek, güzelleştirmek, cicileştirmek sizin elinizde oluyor. Keyifli, zaman zaman yorucu ama her parçayı kendi evinizde düşlemek harika bir duygu :)

İşte English Home'dan payımıza düşenler...


Bu askılardan daha sonra 2 tane daha aldım, almaya da devam edicem sanırım :)



Şu parçaların romantikliğine, masalsılığına bakın. English Home'a daha çok uğrayacağım gibi.. :)



"SÖZ Daha Güzeliz Baharda..."

10 Mayıs 2012 Perşembe
İnsan kendini daha başka ne zaman prenses gibi hisseder ki? Tabiki kendi masalında...

Baştan ayağa yani saçımdan ayakkabıma kadar olan fotoğraflar sadece bu ikisiydi. Ayakkabımı ayıla bayıla aldığım için görmenizi çok istedim. fuşya dore-gold uyumunun göz alıcılığını ne kadar yansıtabildim bilmiyorum ama benim çok hoşuma gider ki aldığım iltifatların en güzeli sevgili kayınvalidemin "bizim gelin bir içim su olmuştu" demesinden seçimimin ne kadar doğru olduğunu anladım :)


Ayakkabılarım...


Gri simli gibi çıkmış ama aslında altın sarısı parıltıları var...



Saçım...
Örgülü balerin topuz gibi farklı bi model düşünüyordum biliyorsunuz ki ama kuaförün o çok kolay bi model benim için demesiyle vazgeçtim,  kendimi ellerine bıraktım. Açıkçası sonuçtan memnun kaldım :)








Ve makyajım.. 
Canım arkadaşım yapmaya başladı fakat göz kısmına gelince, sen daha güzel yapıyorsun gölgeli makyajı ben senin gibi yapamıyorum diyince göz makyajımı kendim yaptım, geri kalan onun eseri...:)



Nasıl olmuşum? :)

Bir "Söz" Masalı...♥

8 Mayıs 2012 Salı


5 Mayıs Cumartesi günü sevdicekle masalımızda bir basamak daha yükseldik.

Hayatımın en özel gecesiydi diyebilirim.
Çok mutluydum, heyecanım beni rahatsız eden bir boyutta değildi, içimde uçuşan kelebeklerle kanka modundaydım, keyifliydim. Zaman nasıl akıp geçti anlamadım. Bir baktım ki parmaklarımızda yüzük..söz vermişiz ortak bir hayat, gelecek için.. Açıkçası korkuyordum bir aksilik olur diye. Üzerime dökülen kahve dışında pek bir aksilik olmadı :) "Nee, üzerine kahvemi döküldü, nasıl olurr!" diyeceksiniz. Onu aşağıda anlatacağım. Ama hiçbişey gecemizi bozamazdı ki bu da nazarlıktı :) 


Her gelen misafirimizi bu şekilde karşıladık...
Bu arada evimizde 60 kişiydik :)


Ben de bu güzelliklerle karşılandım :)




Hazırladığım bu sürpriz hediyeler konukların çok hoşuna gitti...
İçine koyduğum sepeti de kendim süsledim..





Yüzüklerimiz bizi bekliyor, sanki onlar da heyecanlı parmaklarımızla buluşmak için... :)



Kahveler yapıldı. Kahveleri ben yapmadım, mutfak harıl harıl  çalışıyordu. Bir baktım kahveler pişmiş, tepsi elime tutuşturulmuş. Ben şimdimi giriyorum içeri, gireyimmi diye soruyorum ve en son sevdiceğe tuzlu kahvemi hazırlıyorum ellerimle. Halam kıyamıyor o yüzden çok tuz atamıyoruz.
Allah da sevdiceğin yanında heralde ben ona kahvesini götürürken elime çarpıyor biri yanlışlıkla ve kahve hoppp elbisemde..Ben şok tabiki, neyseki sabunlu bezlerle, saç kurutma makinalarıyla izi bile kalmıyor,  kahvenin dökülmeyen yarısını da içiyor damat bey, keyfimiz yerinde :)



Ve kurdele kesildi... Avukat olan eniştecim bu görevi üstlendi, hukuki bir anlam kattık bi yerde..:)


Ve yüzüklerimizi göstermekten geri kalmıyoruz :)









Yeme içme faslı... Menümüzü de sayalım tam olsun...

Yaprak Sarması
Tavuklu Börek
Kek
Maş Fasülyesi Salatası
Kabak Salatası
Tuzlu Kurabiye
Tatlı Kurabiye
Pasta
Baklava


Mutluyuz, parmaklarımıza bakıyoruz sürekliii... :)


Elbisem, ayakkabım, saçım, makyajıma dair detaylar ise bir sonraki postta...
Daha beklediğim resimler var...:)


Ve son olarak...

Nazar değmesin!  diyoruz...

masal yeni başlıyor...

Mutluluk Halkası... :)

3 Mayıs 2012 Perşembe




Ve dün alyanslarımızı da aldık, artık rahatız :)
Şimdi heyecanla o anın gelmesini bekliyoruz.
Söz mü diye soracaklar büyükler biz de "Sööözzz" diye haykıracağız uslu bir çocuk edasıyla :)
desem de o an heyecandan kıpkırmızı olmuş,  konuşmayı bırak nefes bile almayacağımıza eminiz :)
Yüzüklerimiz  Favori'den. Resimdeki modelin ta kendisi :)
Siz nasıl buldunuz? Çok fazla yere bakmadık ama hiç kararsızlık yaşamadan da aldım desem  yalan olur. Bikaç model beğenip eleye eleye bunu seçtik.
Kuyumcumuz yanında hoş bir gümüş yüzük tepsisi hediye etti. Yastık kullanacağım için tepsiyi nişanda kullanabiliriz diye düşündüm.
Eksikler bir bir tamamlanıyor, listemdekiler checkleniyor.
Herşey o kadar hızlı ilerliyor ki ya da yoğun çalışan biri olduğumuz için bize öyle geliyor. 24 saat yetmiyor. Ama  buna rağmen de günler geçmiyor gibi, çok enteresan :) Hakkımızda hayırlısı diyelim. Bana şans dileyin :) Son 2  <3 

Söz Elbisemi Aldım...

1 Mayıs 2012 Salı
İlk denediğim elbise Forever New'den. Beğendim mi? Evet hem de çok..Rengi çok sıcak çıkmış ışıktan dolayı biraz daha soft bi renk ama malesef göğüs dekoltesi fazlaydı ki sözümde öyle bir elbise istemiyordum. Biraz rahat ve çok abartılı olmamalıydı. O yüzden elendi..


Sonra Koton'dan yine mercan rengindeki bu elbiseyi denedim. Kol ve etek detayı çok hoşuma gitti.
Ama bunu da çok günlük buldum...Ufak çaplı bir kararsızlıktan sonra vazgeçtim..



Ve sonraa elbisemi aldım! :) 

Başka bir AVM'de ama yine Koton'dan. Hakan Yıldırım tasarımı imiş.
Renk ve model olarak yukardakilerle alakası yok. Oldukça canlı bi renk ama en başta siyah, beyaz, lacivert gibi renkler düşünmüyordum zaten. Çok merak ettiniz dimi :) Ama sürprizzz...biraz daha bekleyeceksiniz.
Ona uygun ayakkabılarım da Hayri'den :) Çantasını bile aldık, başka bir zaman için kullanırım diye. O da sürpriz :) 



Ve bunun şerefine chocalate mocha cake ve mocha coffee keyfi yapılır...:)


Bir önceki postumdaki güzel yorumlarınız için çok çok teşekkür ederim :)


Bir Evlilik Masalı...


Çok çok farklıymış :)
Çok başka bir psikoloji, başka bir mutluluk, başka bir dünyaymış...
Ceci ata binmiş, ya nasip demiş..
Aslında asıl masal şimdi başlıyormuş :)

Şu sıralar  çok farklı duyguları tadıyorum, heyecanlı, keyifli, hem ilginç hem güzel...Evet sevgiliyle alınan evlilik kararı, ailelerin tanışması malumunuz ve akabinde yapılacak söz, nişan, evlilik hazırlıkları vs. yani o bildik deyimle "tatlı telaşlar"..
Hepsi sırasıyla tabiki. Şimdi önümüzde isteme ve sözümüz var...



Bu gördüğünüz kırmızı ajandanın misyonu büyük, bana bu maraton boyunca eşlik edecek, yardımcım, kurtarıcım olacak.
Aklımdakileri, gördüklerimi, istediklerimi bir bir kaydediyorum.
Daha sistemli, düzenli olmak için...


Gelelim söz hazırlıklarına...

Şansıma işyerinde de yoğun ve yorucu bir sürecin içindeyiz. Toplantılar, akşam ve haftasonu mesaileri... Kendi ellerimle yapmak isterdim ama buna yetecek ne zamanım ne de becerim var diye düşündüm açıkçası. Ve bu güzellikleri internette araştırma yaparken gittigidiyordaki alışverişimiz sayesinde tanıştığım sevgili ilknur hanımdan rica ettim. Ellerine, emeğine sağlık, çok beğendim hepsini.

Söz yüzüklerimiz için söz yastığımız...

Hepinizin bildiği gibi tepsi de tercih ediliyor ama ben yastığın daha romantik duracağını düşündüm...


Bu özel günde bizi yalnız bırakmayan misafirlerimize  nacizane bir hediye...

Çalışma masalarına, arzu ettikleri herhangi bir yere koyabilecekleri üzerinde isimlerimizin, söz tarihimizin yazılığı olduğu etiketi, içinde lavantası olan gelin-damat figürlü notluk hoş bir anı olacak...


Ve Hoşgelecekler için...

Dış kapımıza asacağımız, misafirlerimizi karşılayıp yüzünde tebessüm oluşturacak şık ve şirin bir kapı süsü..



Bilgisayarımda bir klasör oluşturdum, kırmızı ajandamla aynı kutsal görev için :)
Bu saç modelini görür görmez kaydettim. Söz günü kuaförüme bundan istiyorum diyeceğim, topuz ve örgü en sevdiğim ikili <3


Söz elbisemi yarın sevgiliyle çıkacağımız söz alışverişinde almış olmayı umuyorum..
İnşallah böyle bi güzellikle karşılaşırım.
Çünkü istediğim elbise tamda bu renklerde soft, pudra, uçuk pembe tonlarında dekoltesi olmayan hanım hanımcık bir elbise..

Ve tabiki ikram...

tatlı yiyip tatlı konuşmanın en lüzumlu olduğu an... Ben hoş bir söz pastası yaptırmak istiyorum, geri kalan herşey için annemmm.. <3


Sayılı günler kaldı..Ben aslında çok heyecanlıyım ama çaktırmıyorum..
Umarım herşey istediğimiz gibi, sorunsuz bir şekilde geçer...
Son olarak...

Uğur böceklerimiz ve nazar boncuklarımızı eksik etmeyelim :)


Bana şans dileyin... (:

Related Posts with Thumbnails