beyaz atlı prens etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beyaz atlı prens etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sarı Kırmızı Bir Masa, Bir Masal...

12 Mart 2014 Çarşamba
10 Mart Eşimin doğumgünüydü. 
Bir gün öncesi Pazar günü, Kuzen ve arkadaşlardan oluşan ufak bir kadroyla evde kutlamayı uygun buldum.
Hatrı sayılır  bir Gsli olan eşim için sarı kırmızı konseptte bir doğumgünü masası oluşturdum. Neden bilmiyorum birden kendimi babyshower, diş buğdayı vs. hazırlıkları yapıyor gibi hissettim. Erkekler hiç büyümeyen çocuklar değil midir hani işte o da benim koca bebeğim..:)



Geçen sene aldığım hediyem de GSliydi bu sene de öyle :)
Hayır kolaya kaçmak değil de sevineceğine emin olduğum hediyeler almak diyelim..


Çok kalabalık bir menüye gerek duymadım. Özel gün masaları minvalinde Yaprak sarması, börek, makarna salatası, tavuklu etimek salatası ve bisküvili irmik tatlısının yanı sıra; atıştırmalık sayılabilecek
 kanepeler,  kırmızı biber sarması ve haydarili salatalıklar hazırladım.


Doğumgününün sürprizi ise; eşimin açtığı gs ambalajlı paketlerden birinden, fenerbahçeli atkı bere çıkması idi. Hediye alan dışında hiçbirimiz bilmediğimiz için hepimiz şok yaşayıp, bastık kahkahayı. Eşimin şokunu tahmin edersiniz. Onlar emellerine ulaşıp resim çekemeden "bu ne ya diyip" hemen elinden attı atkıyı şapkayı :)


  

Bir de..
Böyle günlerde daha çok belli oluyor.. :(
Eksiktik, çok eksiktik ama gülümseyerek hatırlayarak bastırdık içimizdeki o eksiklik acısını..

İyiki Doğdun Biriciğim...

11 Mart 2013 Pazartesi



Çok başka planlarım olmasına rağmen Kadınlar günü etkinliği, nişan töreni ve halısaha maçı derken oldukça yoğun ve yorucu bir haftasonu trafiğinde; kendi evimizde başbaşa kutlayacağımız ilk doğumgünü olma özelliği olsun istedim...
Acelece kurulmuş bir sofra, ama kendi ellerimle yaptığım bir pasta, bize eşlik eden çerçevede resmimiz, not kağıdını bile kalem bulamadığımdan göz kalemiyle yazdım :)
İyiki doğmuş benim fanatik sevgili kocacım..Ben onu Çoook Seviyorummm :) 

Bir Düğün Masalı...

6 Aralık 2012 Perşembe
Bir gün önce hiç uyuyamamıştım.Sabaha kadar dönüp durdum. Hem evdeki son gecemdi hem de içimde tarif edilemez bir heyecan, telaş, korku vardı. Herşey iyi geçsin, bir aksilik olmasın istiyordum, sabaha kadar dua ettim..Allahım dualarımı duydu ve önce harika bir hava ile güne başladık. Dış çekim yapacaktık. O yüzden havanın yağmurlu olmaması gerekiyordu. Çok şükür güpgüneşli bir 11 Kasım Pazarıydı.
Gelin olmuş gidiyordum...:)
 

 
Kuaförümden oldukça memnun kaldım.Gözlerime yoğunlaşılmasını istediğim bir makyaj yapıldı, takma kirpik takıldı. Makyajımda genellikle MAC kullanıldı.
 
 
 
Kuaförde işimizi hallettikten sonra fotoğraf çekimi için Yıldız Parkı'na geçtik. Sevgili eşimin arkadaşı ve eşi fotoğrafçılık konusunda deneyimli ve eğitimlilerdi, onları tercih ettik. Henüz fotoğraflarımızı teslim almadık ama harika pozlarımızın olduğuna inanıyorum, oldukça keyifli geçti.
 


Arabamızın önü defalarca kesildi. Bazıları oldukça inatçıydı, yol almakta epey bir zorlandık. Benim araba süsü olarak yaptığım bebekleri görüyorsunuz..
Arabamızın arkası da çok güzeldi. Ama dediğim gibi tüm resimler fotoğrafçımızda..
 
 
Evden çıktığım o an, babam ağladığında koyverdim kendimi, hiç ağlamam diyen ben tutamadım gözyaşlarımı, nasıl acıklı bir durumsa ağladıkça ağlayası geliyor insanın sanki bir daha o eve gelmicekmiş, ailesini bir daha hiç göremeyecekmiş gibi. Oysa ne saçma bulurdum bu ritüeli..
 
 
Düğünden sonra merakla okuduğumuz ve neticesinde beni birkez daha ağlatmayı başaran anı defterimize sevdiklerimiz o kadar güzel şeyler yazmıştı ki...
 
 
 
 
 

İnsan tüm sevdiklerini bir arada görünce, hele de kendisi için tarifsiz  bir mutluluk, heyecan yaşıyor. Ama o büyük heyecana rağmen herkesin önünde, sıra arkadaşından tut patronuna kadar mikrofon elimde içli içli sevdiğime bakıp şarkı söyledim ben.

 
 
 
 
Çiçekler ve dantellerle romantik bir gelin olmayı isteyen ben ve gelinliğim..
 
 
 
Gelinliğimin arkasını özellikle görün istiyorum. Bu gelinliği seçmemde en büyük etkendi belki de kuyruklu ve  çiçekleri olması. Ve sırf arka detayı görünsün diye duvağımı kısa istedim..
 
 
 
 
 
 
Saçım yine kendi tercihim, uzun zaman önce karar verdiğim prenses topuzdu...Çok sade kalmasın diye topuzda ve ön kısımda bir kaç hareket verildi..
 
 
 
 
 
Evet bizim düğün sürprizimiz...
Bir hafta öncesinden stüdyoya girip düet yapmıştık. Sezen Aksu'nun Hoşgeldin adlı şarkısını söylerken ki çoğunu ben söyledim (playback yapsamda) herkes şaşkın ve keyifli görünüyordu :)
 
 
Düğün müziklerimize gelirsek;
 
Giriş Müziğimiz; Melih Kibar - Mesaj
İlk Dans Müziğimiz; Biz söyledik Sezen Aksu- Hoşgeldin :)
İkinci Dans Müziğimiz; Kenan Doğulu - Gelinim
Pasta Müziğimiz; Halil Koçak & Ajda Pekkan - Nikah
 
 
Yalnız bir kez yerimize oturduk ki o da bir iki dakika sürmüştü. Oturmayamı geldik dedim sevdiceğime ve önümüzdeki herkesin çok beğendiği düğün pastamızı, ikramımızı bırakıp attık kendimizi piste...
Resimlerde de gördüğünüz gibi sürekli  bir kopuş halindeyim :)
 
 
 
 
 
 
.
NOT: Resimler elime ulaştıkça bu postu güncelleyeceğim... 
Sevgiler...


Nane Molla...

8 Ağustos 2012 Çarşamba
Son zamanlarda öyle nane molla oldumki..
Dişim ağrıyor yiyemiyorum, bademciklerim şişiyor yutkunamıyorum, ayaklarım acıyor yüzemiyorum mesela.. 
Bişeyler bişeylere bahane oluyor yani..Nazımı da hep "O" çekiyor..Nazarmı değiyor bilmiyorum ki...
Aslında sıla modunda "been yorul-dumm!" galiba, tatile ihtiyacım var. Ama çıkasım da gelmiyor işin tuhafı. Arkamızda halletmemiz gereken işleri, sevdiceğimi bırakıp. Yine de bayramdan önce bir haftalık bir uzaklaşmamız olacak İstanbul'dan...az kaldı..son 2..

Günler hızla geçerken ben...

Sezonu yeni açıyorum bu havuz keyfiyle...


Bu aralar yemekte favori mekanım "TAVA"
Sunum, servis gayet iyi...


Romantik anlar yaşıyorum...

Hanginizin sevgilisi patates kızartmasından isminizi yazabiliyor bakiyim? :)


Ben altta kalırmıyım, bende yazarımm dağa taşa, tırnağa filan... :)
Çok düzgün olmadı ama önemli olan niyet :)


Hatta boynumda bile taşırım :)



Severek ve bıkmadan dinliyorum...
Bir Yalın klasiği bence.
Duru, naif, saf sözler ve melodiler...



Bir "Söz" Masalı...♥

8 Mayıs 2012 Salı


5 Mayıs Cumartesi günü sevdicekle masalımızda bir basamak daha yükseldik.

Hayatımın en özel gecesiydi diyebilirim.
Çok mutluydum, heyecanım beni rahatsız eden bir boyutta değildi, içimde uçuşan kelebeklerle kanka modundaydım, keyifliydim. Zaman nasıl akıp geçti anlamadım. Bir baktım ki parmaklarımızda yüzük..söz vermişiz ortak bir hayat, gelecek için.. Açıkçası korkuyordum bir aksilik olur diye. Üzerime dökülen kahve dışında pek bir aksilik olmadı :) "Nee, üzerine kahvemi döküldü, nasıl olurr!" diyeceksiniz. Onu aşağıda anlatacağım. Ama hiçbişey gecemizi bozamazdı ki bu da nazarlıktı :) 


Her gelen misafirimizi bu şekilde karşıladık...
Bu arada evimizde 60 kişiydik :)


Ben de bu güzelliklerle karşılandım :)




Hazırladığım bu sürpriz hediyeler konukların çok hoşuna gitti...
İçine koyduğum sepeti de kendim süsledim..





Yüzüklerimiz bizi bekliyor, sanki onlar da heyecanlı parmaklarımızla buluşmak için... :)



Kahveler yapıldı. Kahveleri ben yapmadım, mutfak harıl harıl  çalışıyordu. Bir baktım kahveler pişmiş, tepsi elime tutuşturulmuş. Ben şimdimi giriyorum içeri, gireyimmi diye soruyorum ve en son sevdiceğe tuzlu kahvemi hazırlıyorum ellerimle. Halam kıyamıyor o yüzden çok tuz atamıyoruz.
Allah da sevdiceğin yanında heralde ben ona kahvesini götürürken elime çarpıyor biri yanlışlıkla ve kahve hoppp elbisemde..Ben şok tabiki, neyseki sabunlu bezlerle, saç kurutma makinalarıyla izi bile kalmıyor,  kahvenin dökülmeyen yarısını da içiyor damat bey, keyfimiz yerinde :)



Ve kurdele kesildi... Avukat olan eniştecim bu görevi üstlendi, hukuki bir anlam kattık bi yerde..:)


Ve yüzüklerimizi göstermekten geri kalmıyoruz :)









Yeme içme faslı... Menümüzü de sayalım tam olsun...

Yaprak Sarması
Tavuklu Börek
Kek
Maş Fasülyesi Salatası
Kabak Salatası
Tuzlu Kurabiye
Tatlı Kurabiye
Pasta
Baklava


Mutluyuz, parmaklarımıza bakıyoruz sürekliii... :)


Elbisem, ayakkabım, saçım, makyajıma dair detaylar ise bir sonraki postta...
Daha beklediğim resimler var...:)


Ve son olarak...

Nazar değmesin!  diyoruz...

masal yeni başlıyor...

Bir Evlilik Masalı...

1 Mayıs 2012 Salı

Çok çok farklıymış :)
Çok başka bir psikoloji, başka bir mutluluk, başka bir dünyaymış...
Ceci ata binmiş, ya nasip demiş..
Aslında asıl masal şimdi başlıyormuş :)

Şu sıralar  çok farklı duyguları tadıyorum, heyecanlı, keyifli, hem ilginç hem güzel...Evet sevgiliyle alınan evlilik kararı, ailelerin tanışması malumunuz ve akabinde yapılacak söz, nişan, evlilik hazırlıkları vs. yani o bildik deyimle "tatlı telaşlar"..
Hepsi sırasıyla tabiki. Şimdi önümüzde isteme ve sözümüz var...



Bu gördüğünüz kırmızı ajandanın misyonu büyük, bana bu maraton boyunca eşlik edecek, yardımcım, kurtarıcım olacak.
Aklımdakileri, gördüklerimi, istediklerimi bir bir kaydediyorum.
Daha sistemli, düzenli olmak için...


Gelelim söz hazırlıklarına...

Şansıma işyerinde de yoğun ve yorucu bir sürecin içindeyiz. Toplantılar, akşam ve haftasonu mesaileri... Kendi ellerimle yapmak isterdim ama buna yetecek ne zamanım ne de becerim var diye düşündüm açıkçası. Ve bu güzellikleri internette araştırma yaparken gittigidiyordaki alışverişimiz sayesinde tanıştığım sevgili ilknur hanımdan rica ettim. Ellerine, emeğine sağlık, çok beğendim hepsini.

Söz yüzüklerimiz için söz yastığımız...

Hepinizin bildiği gibi tepsi de tercih ediliyor ama ben yastığın daha romantik duracağını düşündüm...


Bu özel günde bizi yalnız bırakmayan misafirlerimize  nacizane bir hediye...

Çalışma masalarına, arzu ettikleri herhangi bir yere koyabilecekleri üzerinde isimlerimizin, söz tarihimizin yazılığı olduğu etiketi, içinde lavantası olan gelin-damat figürlü notluk hoş bir anı olacak...


Ve Hoşgelecekler için...

Dış kapımıza asacağımız, misafirlerimizi karşılayıp yüzünde tebessüm oluşturacak şık ve şirin bir kapı süsü..



Bilgisayarımda bir klasör oluşturdum, kırmızı ajandamla aynı kutsal görev için :)
Bu saç modelini görür görmez kaydettim. Söz günü kuaförüme bundan istiyorum diyeceğim, topuz ve örgü en sevdiğim ikili <3


Söz elbisemi yarın sevgiliyle çıkacağımız söz alışverişinde almış olmayı umuyorum..
İnşallah böyle bi güzellikle karşılaşırım.
Çünkü istediğim elbise tamda bu renklerde soft, pudra, uçuk pembe tonlarında dekoltesi olmayan hanım hanımcık bir elbise..

Ve tabiki ikram...

tatlı yiyip tatlı konuşmanın en lüzumlu olduğu an... Ben hoş bir söz pastası yaptırmak istiyorum, geri kalan herşey için annemmm.. <3


Sayılı günler kaldı..Ben aslında çok heyecanlıyım ama çaktırmıyorum..
Umarım herşey istediğimiz gibi, sorunsuz bir şekilde geçer...
Son olarak...

Uğur böceklerimiz ve nazar boncuklarımızı eksik etmeyelim :)


Bana şans dileyin... (:

Related Posts with Thumbnails