Bir gün önce hiç uyuyamamıştım.Sabaha kadar dönüp durdum. Hem evdeki son gecemdi hem de içimde tarif edilemez bir heyecan, telaş, korku vardı. Herşey iyi geçsin, bir aksilik olmasın istiyordum, sabaha kadar dua ettim..Allahım dualarımı duydu ve önce harika bir hava ile güne başladık. Dış çekim yapacaktık. O yüzden havanın yağmurlu olmaması gerekiyordu. Çok şükür güpgüneşli bir 11 Kasım Pazarıydı.
Gelin olmuş gidiyordum...:)
Kuaförümden oldukça memnun kaldım.Gözlerime yoğunlaşılmasını istediğim bir makyaj yapıldı, takma kirpik takıldı. Makyajımda genellikle MAC kullanıldı.
Kuaförde işimizi hallettikten sonra fotoğraf çekimi için Yıldız Parkı'na geçtik. Sevgili eşimin arkadaşı ve eşi fotoğrafçılık konusunda deneyimli ve eğitimlilerdi, onları tercih ettik. Henüz fotoğraflarımızı teslim almadık ama harika pozlarımızın olduğuna inanıyorum, oldukça keyifli geçti.
Arabamızın önü defalarca kesildi. Bazıları oldukça inatçıydı, yol almakta epey bir zorlandık. Benim araba süsü olarak yaptığım bebekleri görüyorsunuz..
Arabamızın arkası da çok güzeldi. Ama dediğim gibi tüm resimler fotoğrafçımızda..
Evden çıktığım o an, babam ağladığında koyverdim kendimi, hiç ağlamam diyen ben tutamadım gözyaşlarımı, nasıl acıklı bir durumsa ağladıkça ağlayası geliyor insanın sanki bir daha o eve gelmicekmiş, ailesini bir daha hiç göremeyecekmiş gibi. Oysa ne saçma bulurdum bu ritüeli..
Düğünden sonra merakla okuduğumuz ve neticesinde beni birkez daha ağlatmayı başaran anı defterimize sevdiklerimiz o kadar güzel şeyler yazmıştı ki...
İnsan tüm sevdiklerini bir arada görünce, hele de kendisi için tarifsiz bir mutluluk, heyecan yaşıyor. Ama o büyük heyecana rağmen herkesin önünde, sıra arkadaşından tut patronuna kadar mikrofon elimde içli içli sevdiğime bakıp şarkı söyledim ben.
Çiçekler ve dantellerle romantik bir gelin olmayı isteyen ben ve gelinliğim..
Gelinliğimin arkasını özellikle görün istiyorum. Bu gelinliği seçmemde en büyük etkendi belki de kuyruklu ve çiçekleri olması. Ve sırf arka detayı görünsün diye duvağımı kısa istedim..
Saçım yine kendi tercihim, uzun zaman önce karar verdiğim prenses topuzdu...Çok sade kalmasın diye topuzda ve ön kısımda bir kaç hareket verildi..
Evet bizim düğün sürprizimiz...
Bir hafta öncesinden stüdyoya girip düet yapmıştık. Sezen Aksu'nun Hoşgeldin adlı şarkısını söylerken ki çoğunu ben söyledim (playback yapsamda) herkes şaşkın ve keyifli görünüyordu :)
Düğün müziklerimize gelirsek;
Giriş Müziğimiz; Melih Kibar - Mesaj
İlk Dans Müziğimiz; Biz söyledik Sezen Aksu- Hoşgeldin :)
İkinci Dans Müziğimiz; Kenan Doğulu - Gelinim
Pasta Müziğimiz; Halil Koçak & Ajda Pekkan - Nikah
Yalnız bir kez yerimize oturduk ki o da bir iki dakika sürmüştü. Oturmayamı geldik dedim sevdiceğime ve önümüzdeki herkesin çok beğendiği düğün pastamızı, ikramımızı bırakıp attık kendimizi piste...
Resimlerde de gördüğünüz gibi sürekli bir kopuş halindeyim :)
.
NOT: Resimler elime ulaştıkça bu postu güncelleyeceğim...
Sevgiler...
