Düğüne 44 Kala...
“En büyük zaman hırsızı kararsızlıktır!” demiş Charles Flory. Hani "En kötü karar bile kararsızlıktan iyidir" diyoruz ya. Ne kadar doğru! Kararsızlık bu düğün arifesinde epey bi canımı sıktı. Çünkü bu dönemde "seçmek" diye birşey var. Alternatif çok, o mu olsun bu mu olsun, tamam bu diyişler, vazgeçişler.. Siz siz olun kararlı olun. Ne istediğinizi bilin ve kimseden etkilenmeyin. Pişman oluş da size ait, keşke de...
Çeyiz hiç biter mi. Gördükçe alıyorum hala bişeyler. Pudra pembesi koltuklarım için kombinlemeyi düşündüm bu yastık kılıflarını.
Detaylar, detaylar.. Ne çok detay varmış, işin içine girince anlıyorsunuz.
Takı kurdalemiz. En çok boyundaki inci kısmı hoşuma gitti.
Sonbahar geliniyim ben..
O yüzden etolüm var benim.. :)
Yine Koton'dan Hakan Yıldırım tasarımı bir elbise (ortadaki)
Özel bir günde yukarıdaki etolümle kombinlemeyi düşünüyorum...
Ve tatammmm..en çok kendime sürpriz oldu bu.
Gelin babetlerimi kendim yapacağım :)
Önce tasarlatmak istedim ama fiyatı biraz pahalı geldi açıkçası.
O yüzden hem daha az maliyet hem de kendi emeğim olsun istedim.
Yanıma yedek olarak alıp gecenin ilerleyen saatlerinde giyeceğim babetlerim için sade beyaz bir babet alıp üzerini kendim süslemeyi düşünüyorum.
Umarım becerebilirim.
Ve balayı sorunsalı..
Malum aylardan Kasım..
Pasaportumuz 6 aylık olduğu için vizesiz yerler tercih etmek zorunda kaldık.
Benim ilk tercihim Dubrovnik. Sonrası St. Petersburg.
Ama başka neresi olabilir?
Yurtdışı tercihimizdir ama Kıbrıs ve Yurtiçinde harika, mükemmel dediğiniz yerler var ise paylaşırsanız beni çok mutlu edersiniz.
Şimdiden herkese teşekkürler :)















.jpg)




















