ceci'nin mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ceci'nin mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Back to Kitchen...

22 Ocak 2017 Pazar

En sevdiklerim arasında yine sofra kurmak...



misafir ağırlamak...




ve tabi sevdiceğimle de özel sofralarda buluşmak...(ki artık minik bir civciv de bize eşlik etmekte)



Evdeki Ben...

10 Ağustos 2015 Pazartesi

Ne kadar yorulmuşum,  o kadar iyi geldi ki evde olmak...
Özgürlüğü hissetmek, yarını düşünmemek..
stressiz, telaşsız, kendi istediğin gibi, kendi çemberini kendin belirleyerek...
Yılların birikmişliği olsa gerek ki hiç dönesim yok o dünyaya...
Hayatımın senkronu bir kaç ay önce değişti..


Hani bir sendrom vardı neydi adı bak unuttum şimdi :) Artık Pazartesiler Cumalardan daha keyifli.. Haftaiçlerini haftasonlarından daha fazla seviyorum inanmak güç değil mi? Tüm hafta Cuma gelsin diye çırpınan, Cumartesi-Pazar için en afilli aktiviteler planlayan ben haftaiçi herkesler işteyken, daha sessiz ve sakinken ortalık, gezmenin tadına varınca... Öğle yemeklerim bile daha keyifli bakın.. Bu kaçamaklar tabiki aramızda kalsın.. ;)


Bir ev kadının lügatı temizlik ve yemekten ibaret değildi haliyle.
Kahvemiz, çikolatamız, kitabımız olmasın mı?
Daha az yoruluyorum, daha çok okuyorum ve evin keyfini sonuna kadar yaşıyorum..

Bu arada Baba ve Piç'i biraz geç okuduğumun farkındayım. Hoş yine de bitireli aylar oluyor ki hatta ilk elime alalı birkaç sayfa okuyup bırakalı daha uzun zaman oluyor.
Kitabında bahsettiği olaylar birçoğumuz için muamma. Ama beni asıl hikaye etkiledi. Okumaya değer bir kitap hele de benim gibi Elif Şafak'ın tarzına okuya okuya alştıyasanız...




Arada sağlıklı besleniyorum tabi...
Gelelilm Bir Dilek Tut Benim İçin adlı kitabına.
Maeve Binchy'inin yıllar yıllar önce okuduğum ilk kitabı Yalnız Kadınlar Sokağı idi.
Uzun zaman sonra bir kitapçıda bu kitabına rastlayınca şans vermek istedim. Kitap çok uzun, hem sayfa olarak hem boyut olarak ve yazılar da oldukça küçük. İlk sayfalardaki hikayeyi anlama evresi sıkıcılığı ile de bitirme fobisi yaratmış, ortalarına doğru anca sarabilmişti beni. Kitabın yarısı çocukluklarını beraber geçirmiş, İrlanda ve İngiltere'de yaşayan iki kızın mektuplarını içeriyor. Kitapta bir sıcaklık var ama kurguyu zayıf bulduğumu söyleyebilirim. Sonu ise pek tatmin edici değil..




O değil de,
Kendime özel kahve yapmama bahane...
Bendeki amansız çikolata sevdasını ne yapacağız?



MİLFÖY PİZZA

3 Ağustos 2015 Pazartesi

Pizza bana göre hamuru dışında yapılışı çok pratik ve zevkli bir yiyecek. Hamur mayalama, açma derdiyle uğraşmak istemiyorsanız kurtarıcı milföy hamuruyla hem özel davetlerinizde hem de kendiniz için kolay, lezzetli pizzalar yapabilirsiniz.

Son derece pratik olan yapılışı ise şöyle; Oda sıcaklığındaki milföy hamurlarımızın ortasına salçamızı sürüyoruz. Üzerine önce kaşar rendesini daha sonra sosis, salam, biber, domates, zeytin gibi klasik pizza malzemelerinden arzu ettiğiniz ölçüde ekliyorsunuz. En üste tekrar kaşar rendesi serpiştiriyoruz. Kalan milföy hamurlarından ince şeritler kesip hazırladığımız böreklerimizi çerçeveliyoruz. Ve son olarak etrafına yumurta sarımızı da sürüp yağlı kağıt serdiğimiz tepsi ile fırına atıp pişmesini bekliyoruz.

Bu doyurucu lezzeti benim gibi ister çayla ister soğuk içeceklerle servis yapabilirsiniz.




Gün Sofrası...

24 Haziran 2015 Çarşamba





















Nihayet benim de bir "günüm" oldu :)
Gün mevzularına hep mesafeli bakardım. Yeme-içmeye bahane derdim ama gerçekten çok zevkli oluyormuş. Belli bir zaman zarfında sistemli bir şekilde toplanmak, bol muhabbet ve tabi yanında lezzetli bikaç atıştırmalık da olursa keyifli bir "gün" geçiriliyor haliyle.

İşte benim gün menüm;
İçli Köfte
Yaprak Sarması
Sigara Böreği
Tavuklu Etimek Salatası
Börülce Salatası
Tiramisu
Mozaik pasta
Kabak- Havuç Tarator.

Cuplardakini saysam mı bilemedim tamamen benim uydurmam ama lezzeti yerinde bi tatlı oldu. İçinde muz, çilek, kek ve çikolata krema ve parçacıkları var..



Dostlar Sofrası..

25 Mayıs 2015 Pazartesi


Evimizde sevdiklerimizi ağırlamak, dostlarla keyifli sofralarda buluşmak hepinizin olduğu gibi benim de en sevdiğim şeylerden biri...
Uzun zaman öncesinden kalma minik bir akşam çayı partisi..

Kalpler ve Pembeler...

17 Nisan 2015 Cuma

Yine pembeler çıktı ortaya..
Geldi mi bahar sahi?
İçimize de gelsin o zaman...
Kalpler, pembelerle sofralar bile daha özel, daha güzel sanki...
 



Cumartesi Kahvaltıları...

5 Şubat 2015 Perşembe
Pazar kahvaltıları ne kadar kalabalıksa cumartesi kahvaltıları da o kadar yalnızdır...


Baykuşlarımı saymazsak tabi...


İsteyince Oluyomuş...

4 Kasım 2014 Salı
Henüz istediğim gibi tutturamadım ama azmettim inşallah kuymak yapma da vuslata ereceğim bir gün..


Ve ev yapımı hamburger üstüne çalışıyorum.
Klasik tencere yemeklerinden sıkıldığımızda hepimizin canı fast food istiyordur ara sıra. Ama dışarıdakilerin sağlıksız olduğunu da bildiğimizden evde yapılan hamburger aynı lezzeti verir, aynı etkiyi yaratır mı diye deneyimlerde bulunuyoruz. Deneye deneye öğreneceğiz elbet.


Lezzetli bir hamburgerin sırrını keşfetmek adına gittiğim mekanların burgerlerini denemeden de geçmiyorum.



Demek ki neymiş azmedince oluyormuş... Kahve bahane köpük şahane :)


Küçük Ev Aletleri...

16 Ekim 2014 Perşembe

Geçtiğimiz Kurban bayramında, televizyonlarda bolca boy gösteren evde etimizi çekip kıyma yapabilen makina reklamını görünce teknolojinin biz kadınlara ne denli hizmet ve hitap ettiğini düşünmeden edemedim. Ne güzel; herşeyin sadece fişi takıp, düğmesine basıp sonuca ulaştıracak bir makinesi var. Aslında işimize yarar, niye yaramasın, bütün küçük elektrikli ev aletleri gibi zamanı gelince, sırası gelince işe yarayacak, kullanılacak, hayır duamızı alacaktır elbet.  Yalnız bütün o işe yarar, nimet tadında makinalara sahip olan bir mutfak uzay mekiğini andırır kanaatimce, düşünsenize tezgahınızda tabak koymaya, sebze doğramaya yeriniz olmuyor bunlardan. Mikrodalga, mini fırın, tost makinesi, çay makinesi, kahve makinesi, mutfak robotu (blender, narenciye, doğrayıcı, mikser vs.), mısır patlatma makinesi, waffle makinesi,elektrikli ızgara, fritoz, actifry, ekmek yapma makinesi, yumurta haşlama makinesi ve şuan aklıma gelmeyen nice türevleri...

Bide öyle cicili bicili süslüyorlar ki işe yarasın yaramasın o köşede dursun, görsel şölen olsun tarzında alıp koymak istiyorsun. Tıpkı benim mısır patlatma ve waffle makinasına sırf şeklinden heves ettiğim ama direnmeyi başardığım gibi. Aslında kişiye göre değişir gerekliliği ve gereksizliği. Sık sık film izlenen bir evde mısır patlatma makinası çok da abes olmaz açıkcası ama waffle makinasını kullanmak adına her akşam  yenilecek wafflelar ve akabinde gelecek kiloları düşünce vazgeçiyorum diğerinden.

Ben türk kahvemi cezvede yapıyorum çünkü kahveyle aram pek iyi değil ama içmiyor da değilim. Çalışan biriyim, evde temizlikten sonra, akşam yemeğinden önce kahve keyfim olmuyor, sürekli misafir de ağırlamıyorum ama olunca kahve yapmadan geri kalmıyorum. Sırf yer kaplamasın, tezgahım özgür olsun, mutfak uzay mekiğine dönmesin diye uzak duruyorum. Bi de ocakta cezvenin tadı ayrı diyorlar ama ben yeterince köpürttüremiyorum. Ve sırf köpürtsün diye de kahve makinesi istiyorum.. Siz kahvenizi nasıl alırdınız? Sade, orta, şekerli şeklinde değil makinada mı cezvede mi?

Benim Mutfağım...

22 Eylül 2014 Pazartesi

Sevgili pembe perinin sihirli ellerinden çıkma bu mutfak süsü. Hemen yerini buldu, ben çok beğendim..
Teşekkürler pericim.. ;)


Pembe'nin mutlulukla bir ilgisi olmalı ...


Evde kabak, patlıcan, patates, mantar, kırmızı, yeşil biber ne kadar sebze varsa yani hepsini küp küp doğrayıp köftelerle birlikte fırına atıyorum. Alın size sağlıklı ve pratik bir yemek. Yanında da salçalı bulgur pilavımız.. Ben pilava soğan, biber, domates de ekliyorum.. Tam bir türlü sofrası oluyor yani..






O akşam GS Maçı vardı.. Tepsimize yansıdı haliyle..


Aslında bunlar pek sağlıklı alışkanlıklar değil...
Cips + Kola bence dünyanın en iyi ikililerinden ama
sadece kırk yılda bir canınız çekince...


Sevdiğim kırmızı fincanlarım Mudo'dan.


Tek kişilik çay seti English Home'dan kendime hediyem, kitap okurken eşlik edecek keyfime..
Misafirliğe giderken pasta alma maksadıyla girdiğimiz Koska'dan payıma bu nostaljik, çocukluğumuzu anımsatan altın çikolatalar düştü hem de kırmızı pabuç içinde :)



Mutfakta mutlu olmak için bi'çok sebebim var sanırım :)

One More Cup Of Coffee..

27 Ağustos 2014 Çarşamba





Oysa ben "çay insanı"ydım..
Keyiflerim kahve değil çay ile ilgiliydi..
Hoş yine müptelası sayılmam ama sunumunu, muhabbetini, ikramını seviyorum ( evet evet özellikle lokumunu, çikolatasını )
Hem kim demiş "çayın kalabalıkla arası iyidir, kahve yalnız içilir" diye.
Ben çayları hep tek içiyorum, eşim pek sevmez.
Ve evde yalnız otururken kendime hadi türk kahvesi pişireyim demem, cezveme tek fincanlık kahve, su dökemem..
Biz de kahve "sevgiliyle" içilir :)

Yaz Geçerken...

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Dondurmayı kaşıkla yemekten pek hazetmeyen ben için harika bir çözüm oldu.
Bunaltıcı yaz günlerinde kağıt helva arası dondurma az da olsa hararetimizi alıyordu.
Seyidoğlunun dondurma sandivicini tavsiye ediyorum, dondurmasız bile oldukça lezzetli.. 


Bu sıcakta iyi gidicek bir diğer lezzet tabiki buz gibi limonata...



Beşamel Soslu Fırın Makarnayı ilk defa deniyorum. İlk deneme için başarılı sayılır, internette bulduğum tarife göre yaptım ama iç harcı kuru gibi geldi sanki, biraz daha ıslağımsı, daha yumuşak olabilir diye düşündüm. Bu konuda tarif ve önerilerinize açığım.



Bu da Cumartesi gününden kalma mütavazi çay saati soframız..


Ve çok sevdiğimiz yeni evli arkadaşımızın evinde muhteşem bir kahvaltıya davetliyiz..


Evdeki Dünya Kupası Esintileri..

26 Haziran 2014 Perşembe

Evde futbolsever bir eşiniz varsa sofralarınız da ona göre hareketlenebiliyor...
Peçeteleri ŞOK markette görünce kaçırmadım...Kupa şeklindeki bardaklarımızsa Cocacola serisi..




Bu da arkadaşlarımıza davetli olduğumuz bir akşam..
Erkekler yine boş durmuyor, dünya kupasına kilitleniyorlar...
Evin erkek kedisi Şakir bile :)



Related Posts with Thumbnails