Nedir şu senaristlerin, yazarların birbirine deli gibi aşık çiftleri kavuşturmayışları.
Kavuşturur gibi yapıp da ters köşeye yatırışları..
İncir Reçeli, Aşk Tesadüfleri Sever...Ama yalnız Türk filmlerinde olmuyor bu klişe.
Ulen hep de hatun kısmı ölüyor. Derbeder olan erkekse sahil kenarında bir bankta ya da işte hatun sevgiliyle gezilen yerlerde hatıralara dalıp içleniyor. Biz seyirci de emekleri karşılıksız bırakmayıp bu içler acısı sahneye kayıtsız kalmayarak salya sümük ağlıyoruz.
2 gün üst üste izlediğim filmler farklı hikayeler barındırmasına rağmen ne kadarda birbirine benziyordu.
Kavuşunca olmuyo illa kavuşturmamak lazım dimi! Hele o iki güzel kadının da tam mutluluğu yakalamışken aynı bisiklet faciasını yaşamaları.. Adamların ardlarından perişan olmaları...
Melekler Şehrini bilmeyen yoktur.
One day ise geçtiğimiz aylarda vizyona giren kitaptan uyarlama başarılı bir yapıt.
Klasik gecikmiş bir aşk hikayesi içinde çok hoş ayrıntılar bulabileceğiniz bir film.
Özellikle yıl yıl yaşananlar, acaba tekrar görüşeceklermi diye meraklandırmalar, oyuncuların tarzları, mesela dexter'in yakışıklılığı (: ve bi türlü kendini bulamayışı! emmanın yazarlık yolunda sağlam adımlarla ilerleyişi, birbirine zıt karakterlerin yakaladıkları tuhaf uyumla birbirine çekilimleri, her yıl 15 temmuz, sevgilimi olsak arkadaşmı kalsak kararsızlıkları... Romantik film sevenler için harika bir cumartesi gecesi filmi olabilir diye düşünüyorum. 10 üzerinden 6 veriyorum, sırf klişelerden kırıyorum puanları :)



























