Çocuk gibi hissediyoruz ya kendimizi bazen. Anne ve babanız sizi öyle görürken aksini iddaa etmeniz mümkün mü? :)
Ben ne zaman ailemle takılsam, alışverişe gitsem veya tatile çıksam hiç kendimi olgun bi birey gibi hissedemiyorum, şımarık, istekli, güvende küçük bir kız çocuğu gibi :)
Ne güzel 50 yaşında bile ele ele göz göze olmak..
Ne güzeldir dimi koca bir ömürü acısıyla tatlısıyla paylaşmak...Yürürken yakaladım böyle ancak, önden bi poz olsaydım iyi olcaktı..
Mango'dan aldığım vintage tarzındaki elbisem günün ganimeti!
Babam çok beğendi. Babamı da Mangoya soktum ya, gam yemem artık :)
Yeni kitaplarımı Migrostan müthiş indirimlerle aldım.
Yalnız şu Oyun kitabı oldukça tuhaf, bestseller olmuş, kapak filan merak ettiriyor ama yok yani sarmadı, ama başladığım bi kitabı bitirmeden bırakmak pek huyum değil, o yüzden zorlicam durmak yok devam...
bazen küçücük bir obje çok şey anlatır, içinde anısını saklar, onu aldığın gün ve getirdiklerini hatırlatır...2,5 TL'lik Beyoğlu İş Merkezinin alt katındaki yüzük tezgahından. İçlerinde en güzelini seçtim, gururluyum.
Nazara hep inanmışımdır. Nazar boncuklu takılarımızı takmayı unutuyoruz ya bazen dövmemi yaptırsak hani diyorum, omzumuza, bileğimize veya görünmeyen bi yerimize.
O zaman hiç nazar değmez mi?
