Hayatı Makyajla...

15 Ağustos 2014 Cuma
Uzun zamandır yayınlanmayı bekleyen bir kozmetik-bakım postu var. Paylaşmıyorsak yapmıyor, uzak kalmış değiliz..


Ya Kadınlar Günü ya da Anneler Günü Gratis klasiği indirim ganimetiydi, yorum yaparım diye resimlemiştim bugünlere kaldı...Kısaca; yapısı yumuşacık, renkler harika, zaten hakkında bir çok makyaj gurusu yorumlarını yaptı ben de aldığımdan beri severek kullanıyorum.


Hediye; kozmetik ve Londra'dan olunca Rimmel markası kaçınılmaz oluyor.
Bir kaç ürününü kullanmış ve başarılı bulmuştum, şuan için stoktalar ama bunları denemek için sabırsızlanıyorum.


Renkler beni çağırıyor!


Bu saç düzleştiricisini Watsons'tan o güzelim rengine meylederek alalı aylar oluyor. Yanılmıyorsam fiyatı ya 39 ya da 49 TL gibi oldukça cüzi bir rakam ve fiyatına göre performansı oldukça başarılı. Açıkçası alırken pek umutlu değildim ama ben çok da dalgalı olmayan saçlarımı kısa zamanda kolayca düzleştirebiliyorum. 



Bu süre zarfında iki krem, iki şampuan ve iki duş jeli hiç etmişim..
Elidor şampuan ve kremlerden memnundum açıkçası ama...


Bu sefer GLİSS ailesini deneyeceğim..


Piyasada envai çeşit krem bulunmakta ama bana göre bunların çok azı işe yaramakta...
Gerçekten kısa vadede büyük işler başaran bu topuk kremini gözüm kapalı herkese tavsiye edebilirim.


Yaz Geçerken...

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Dondurmayı kaşıkla yemekten pek hazetmeyen ben için harika bir çözüm oldu.
Bunaltıcı yaz günlerinde kağıt helva arası dondurma az da olsa hararetimizi alıyordu.
Seyidoğlunun dondurma sandivicini tavsiye ediyorum, dondurmasız bile oldukça lezzetli.. 


Bu sıcakta iyi gidicek bir diğer lezzet tabiki buz gibi limonata...



Beşamel Soslu Fırın Makarnayı ilk defa deniyorum. İlk deneme için başarılı sayılır, internette bulduğum tarife göre yaptım ama iç harcı kuru gibi geldi sanki, biraz daha ıslağımsı, daha yumuşak olabilir diye düşündüm. Bu konuda tarif ve önerilerinize açığım.



Bu da Cumartesi gününden kalma mütavazi çay saati soframız..


Ve çok sevdiğimiz yeni evli arkadaşımızın evinde muhteşem bir kahvaltıya davetliyiz..


Son Dönemin Popüler Kitapları...

8 Ağustos 2014 Cuma

Edebi kitaplardan, uzun ağdalı cümlelerden sıkıldığım ve kafamı dağıtmak istediğim zamanlar bu tarz çerez kitaplara yönelebiliyorum.
Her iki kitap da kısa zamanda bitirilecek sürükleyicilikte keyifli kitaplar...


Kocan Kadar Konuş biraz romantik komedi tadında aslında fazlasıyla komik ama klişeler yok değil, keşke yazarımız olaylara, karakterlere biraz daha özgünlük katsaydı ama sanırım zaten istediği içimizden biri, çoğumuzun şahit olmuş olduğu durumları göz önüne sermek, belki de bu yüzden çok gülüyoruz. Sonrasında akılda kalacak, şahane bir kitap diyemeyeceğim, karakterlerin ismini, olayları unutmanız mümkün benim gibi ama okurken bir hayli eğleneceksiniz.

Böğürtlen Kışı ise daha romantik, duygusal tatta etkileyici ve merak uyandırıcı bir kitap..Yine en başta dediğim gibi chick-lit tarzı kitaplardan hoşlanıyorsanız bu kitaba bayılmanız muhtemel. Geçmişle şimdiki zaman arasında geçen kurgusunu ve yalın anlatımını çok sevecek, her satırını heyecanla, merakla okuyup elinizden bırakmak istemeyeceksiniz. Karakterlere bağlandığımdan sanırım bitirdiğimde kendimi tuhaf bir boşlukta, hüzünlü hissetmiştim.



Ve Böğürtlen Kışını bu kadar beğenmişken yazarın diğer bir çok-okunan kitabı Mart Menekşeleri'ni de merak edip, bir çırpıda okumam kaçınılmaz olmuştu. Sonuçtan ise gayet memnunum. Hatta ilk göz ağrım Böğürtlen Kışı'ndan daha mı fazla etkiledi beni ne :) Bir kitabı, bir filmi özel kılan hikaye klasik olsa da karakterler ve mekanlar bana göre. Ve tabi nasıl bir filmde yönetmenin filmi nasıl çektiği önemli ise kitapta da anlatılmak istenenin anlatılma şekli, tarzı yani dili, tasviri çok önemli. Hikaye'nin eski ile günümüzde bir köprü kurması, Ada'da geçmesi ki deniz, dalgalar, denize bakan tepeler, müstakil,verandalı, büyük panjurlu ve geniş mutfakları olan yazlık evler, sıcak komşular,insanlar, kumsal partileri, şehirden, kalabalık ve gürültüden uzak arınma halleri tam da benim istediğim, sevdiğim şeyler olduğu için eğer yazar da hissettirebiliyorsa okurken yaşamış olurum adeta. İşte belki de bu yüzden sevdim bu kitabı, ama en temel konusu aşk, pişmanlık, gurur, geçmişte yapılan hatalar, okunmamış mektuplar, gizlenen hayatlar, sırlar olarak yine ilgi çekici bir kitap bana göre.. Sarah Jio bu konuda gerçekten iyi, chick-lit diyip geçmemek lazım kafa dağıtmanın yanında size huzur verebiliyor, alıp bambaşka yerlere götürebiliyor ve çok farklı hissettirebiliyor, okumaya değer.



Cumartesileri benim için eğer planım yoksa temizlik ve kitap günüdür. Balkonda asılmış çamaşırların kokusu eşliğinda tam yaza yakışır bir kitap; Yaz..Yazarın okuduğum ve başarılı bulduğum ilk kitabı..Çerez olmadığı halde sürükleyiciliği ve uyandırdığı merak nedeniyle kısa sürede bitirilebilecek, yazarın yaşadığı o sarsıcı ilk aşkın gölgesinde, kendi çocukluk ve gençlik anılarını, eski istanbul'u, siyasi tarihi, hatta kitaplar ve yazarlık hakkında düşüncelerini derinlemesine anlatan, altını çizebileceğiniz çokca söz barındıran, insanı düşünmeye teşvik eden bir kitap. Zaman karmaşıklığı, kurgu düzenindeki sıkıntılar ve çokca tekrarlanan cümleler, tasvirler ki bunun yazarın tarzı olduğundan şüphelenmiyor değilim, bu kitabın eksileri olabilir ama yine de aşkın ve kelimelerin gücünün farklı yorumlanmış haliyle sevilecek, okunacak bir kitap bana göre...

Evdeki Dünya Kupası Esintileri..

26 Haziran 2014 Perşembe

Evde futbolsever bir eşiniz varsa sofralarınız da ona göre hareketlenebiliyor...
Peçeteleri ŞOK markette görünce kaçırmadım...Kupa şeklindeki bardaklarımızsa Cocacola serisi..




Bu da arkadaşlarımıza davetli olduğumuz bir akşam..
Erkekler yine boş durmuyor, dünya kupasına kilitleniyorlar...
Evin erkek kedisi Şakir bile :)



Sığmıyor mu, Sığdıramıyor muyum?

17 Haziran 2014 Salı

Bu buzdağının sadece görünen kısmı...
Mutfak eşyalarını,  bardak, tabak vs. her kadın gibi ben de çok seviyorum.
Ama yeni bir şey almaya kalkışmak bir süre sonra tereddüt ettirtebiliyor. Pahasından, ihtiyaç duyulmamasından filan değil, lojistik sorunlardan :) "Ben şimdi buna nerden yer bulucam" sorunsalı.
Yer sorununuz varsa düzen sorununuz da oluyor, çünkü bütün tabak çanağı yerleştiricem diye karman çorman, üst üste kötü bir görüntü çıkartabiliyorsunuz. Ne kadar çok dolabınız varsa ve ne kadar az eşyanız daha kolay bir düzen kurabiliyorsunuz. Ama dünya kadar eşyası olup küçücük mutfağına muntazam şekilde sığdırıp, ihtiyaç duyduğunu kolayca bulabilen hanımlar da yok değil, işte onların önünde saygıyla eğiliyorum..

Kitaplarla Yemek...

11 Haziran 2014 Çarşamba
Bu resimlerdeki ana tema kitaptı aslında ama yine de yediğim içtiğim benim olsun okuduğum sizin...

Bitireli epey oluyor, zira yaz geldi, fit olalım filan derken artık çay keyiflerimizi rafa kaldırdık. Gerçi bu en masumuydu.. 



Kalbimin Kızıl Saçlı Bacısı...Piraye..
Nazım Hikmet de bir erkekti sonuçta, çapkın adammış vesselam dediğim kitap. Bütün o ideolojisi, yıllarca hapiste, vatanından uzakta verdiği mücadele, o güzelim şiirleri bi yana Nazım Piraye'yi nasıl aldattı? Etkileyici, dramatik, bu bir aşk romanı tabiki ama hisler var aşka dair, yaşanılanlar çokca siyasi ve acı. Tarihlere gidiş gelişler kafanızı karıştırabiliyor, hiç sıkılmadım desem yalan olur. Ama sonunu bilse de sonunda ne olacak, nasıl bitecek bu kitap ne hissettirecek dedirtiyor tabiki. Nazım ile Piraye keşke kavuşsaydı...Piraye affetmedi,haklıydı belki ama ya Nazım'ın çektikleri.. Çok kadın sevmiş Nazım bitek Piraye yokmuş onun için ama bi tek Piraye varmış en tepede, en yüksekte. Başkaymış o her ne kadar davranışları çelişse de...

Burda da gayet sağlıklı bir kahvaltı var kitabıma eşlik eden, ya da tam tersi kahvaltıma eşlik eden kitap..



Bin Muhteşem Güneş
Uzun zamandır bir kitaptan bu denli etkilenmemiştim. Aslında bir çok kişi bu kitap hakkında zaten şahane yorumlar yapmıştı, güzel birşeyle karşılaşacağımı biliyordum.
Hiç mi sıkılınmaz bir kitaptan,  belki en başlarda hani daha hikayeye bağlanma aşamasına gelmeden. Sayfalar ilerledikçe hikayeler, karakterler filizlendi ve beklenmedik anlarda şaşırtan olaylar örgüsü her kadın kadar beni de derinden etkiledi..Ve aklıma takılan soru yazarın erkek olduğuna emin olduktan sonra bir erkek bir kadın ruhundan bu kadar iyi anlar ve anlatır mı? Filmlere ağlarım ama kitaplara ne kadar dramatik de olsa ağlamak adetim değildir, oysa ramak kalmıştı, yaş birikti gözlerimde, neyse ki sonu mutlu bitti ama o mutluluk için de çokca bedeller ödendi ki o bedeller kitabı kitap yapıyor...Kadın olmak dünyanın her yerinde zordur elbet ama Avrupalı bir kadınla Afganlı bir kadını kıyaslayamazsınız, hele de bu kitabı okuduktan sonra. Kadınlar kendi aralarında bile eşit değilken, doğduğu topraklara göre anlam kazanırken kadın haklarından bahsetmek biraz yavan kalıyor açıkçası..Ama yine de dünyanın en güzel duygusu aşkla bezeli bu hikayeyi okumayı ihmal etmeyin..



Uğultulu Tepeler
Dünya Klasikleri diye tercih etmiştim bu kitabı ki " Victoria Dönemi" olarak adlandırılan önemli bir dönemin en önemli edebi eserlerinden biri, boş bir kitap değil anlayacağımız ama kullanılan anlatım dili, olaylar örgüsü karışık olup yarısına gelmeden sıkılmama neden oldu. Belki de eski basım olduğundan çevirisinde sıkıntı olduğunu düşünüyorum ama yarıda bıraktığımdan dolayı rahatsızım açıkçası, bişekilde bitirmem lazım...

Hangi Mevsim?

6 Haziran 2014 Cuma
Tam yaz geldi derken şaşırtıyor bizi hava...
Haftalar öncesinden kalma bir kahvaltı bu oysaki, renkli ve sıcak..
Yaz sanki geçip gitmiş, kış gelmek üzere..
Niye böyle oldu bilmiyorum ama zaman çok hızlı bu bir gerçek..


Kahvaltınızı nerde alırdınız?
Kah mutfaktayız kah oturma odasında..
Umarım o çok özendiğim balkon kahvaltılarının keyfine nail oluruz pek yakında..


Ve nihayet salata ve karpuzun baş tacı edildiği yaz akşamı sofraları var...


"SOMA"

16 Mayıs 2014 Cuma


Sözün bittiği kaçıncı yer bu...
Kayıtsız kalmak da imkansız.
Yüzlerce can, yüzlerce aile, bir o kadar çoluk çocuk...
Ölüm acısını iyi bilirim, o atmosferi, o kahrolası hissiyatı...
Ama böylesi daha bir farklı, daha bir acı..
Kader değil çünkü bunun adı cinayet, ihmal..
Yapılmasaydı ya da yapılsaydı YAŞARLARDI!

Related Posts with Thumbnails