Harıl harıl evlilik hazırlıklarıyla uğraşırken hayattan da kopmamaya gayret ediyorum...
İşte benim gözümden benim hayatım...
Her gün mecburiyetten köprüyü kullananlar ve trafiğini çekenler için pek mühim değildir boğaz köprüsü...
Ama ayda yılda bir geçenler için hoş bir ambiyans oluşturabiliyor...
Gidişimiz suskun...
Dönüşümüz muhteşem...
Ve Bostancı Lunaparktayız..
Kim demiş lunapark çocuklar için diye. Bu korkunç, ürkünç şeye bırak çocuğu hangi yetişkin biner :)
Çılgınlık diyor uzaktan bakmayı tercih ediyorum. Zira kalbim el vermiyor..
Bayram menüsünden...pilav üstü kavurma..
Betty Booplu kağıt havlumuz gülümsetti :)
İşyerindeki ablamız almış lavobalar için.
Ev ziyareti.. Ve Türk kahvesi eşliğinde dost muhabbeti, tadına doyulmayanından...
Bu tatlı muhabbetin olduğu evin çok tatlı bir parçası..
Arkadaşım da çok severek almış bu tabloyu..
Hep ev için değil tabi kendim içinde birşeyler alıyorum küçük de olsa..
Bu anahtar yüzüğü aynı güzellikte çeşitlerinin bulunduğu Bakırköy'de bir bujiteriden aldım ve diğerlerini de almayı düşünüyorum :)
Ve tataammmm...
İşte karşınızda benim romantik gelin ayakkabılarım...
Bu kadar yüksek düşünmüyordum açıkçası ama sevdiceğin boyuna az da olsa yaklaşmam gerekiyordu :)
O çiçeklere bittim...
Umarım rahat ederim...:/
































