Yuvarlak Masa Toplantıları, Beyaz Gömlekler filan...

6 Nisan 2012 Cuma

Bir kadının dolabında bulunması gereken 100 şey listesinde siyah elbise birinci sıradaysa beyaz gömlek de ikinci sıradadır. Ve bu listede inci kolye de kesin vardır.
Bir klasikdir, Her dem kurtarıcıdır.
Sıkıcı gelebiliyor bazen ama  iş için de en ideali oluyor...

Gömlek ve etek: Koton'dan...



Topla topla nereye kadar?..Toplan toplan sonuç ne?... :)
Bazen bıkıyorum...


En Son Vol 3

3 Nisan 2012 Salı
Yine bir "en son" postu ile karşınızdayım...
Bu aralar o kadar yoğun geçiyor ki zaman tek bir postta neler yaptığımdan bahsetmek daha pratik ve keyifli geliyor açıkçası. Sizin de hoşunuza gidiyordur umarım..

En son ne pişirdimmm?
Evet ben pişirdim :) Zeytinyağlı fasülye ve pilav yaptım. Artık yavaş yavaş mutfak işine girmeliyim.Bu arada zeytinyağlı fasülye benim prof. anlamda (makarna, yumurta vs hariç) ilk yaptığım yemekti. 15-16 filandım herhalde.Ondan sonra da hiç yeltenmedim açıkçası ve deneyeyim bakayım unutmuşmuyum dedim ama yok unutmamışım çok lezzetliydi :)



En son ne sürdümmm?

Pastel 123..
Rengini yansıtmak için çok uğraştım.. İlk bakıldığında mavi gibi, sonra yeşil gibi. Aslında o içinde yeşil ışıltıları olan metalik bir mavi :)



En son bitirdiklerimmm..

Zar zor ürün bitiren biri için bence büyük başarı :)
Watsons şampuan dışında hepsinden memnun kaldım sayılır.
Bu şampuan köpürmüyor. Zaten ben bitirmedim bunu, anca yarılayabildim, ama kullanılmış sanırım annem tarafından :)
Ama en çok memnun kaldığımsa oriflame'ın bu hijyenik ürünü oldu.


En son ne keşfettimmm?
Hoşbeş ve yeşil çay keyfi...


En son yapmadığım ne yaptımmm

İskender yemezdim ben ama.. yedimm O seviyor diye :)



En son ne izledimmm?

Patlak Sokaklar adlı absürd komedi filmini. Açıkçası konusu hakkında hiçbir fikrim yoktu. Ama bol bol güldüm, süresinin kısalığından (90 dak.) akıcılığından ve tabiki ilginç bi senaryousu olduğundan keyif aldım, hiç sıkılmadım. Amerikan polisiyesini tiye alıp, Türkleştirerek ama bunu hakkını vererek mantıkıyla (absürd komedi bile biyerde mantığa dayanmalı) senaryoya uyarlamaları takdire şayan. Oyuncuların hepsi dublajlı. Hani şu yabancı filmleri seslendiren tanıdık seslere ait. Filmin vermek istediği mesajları almamak mümkün değil :) sevdim.



En son ne hayal ettim?
Bu kırmızı mutfağı... Gittim gördüm, beğendim, istiyorummm..:)


Ve  en son bu şarkıda kendimi buldum :)
İşlerden, yoğunluktan, insanlarla uğraşmaktan bıkan ben; O arayıp napiyosun diyince -sürünüyoruuumm, döndürsene beni senin yoluna diye mırıldanmaya başlıyorum hemen :)
Ama bu versiyonu pek bi eğlenceli :)



En Son...Vol 2

26 Mart 2012 Pazartesi
Yedim...
Canımın içi dostumla Pizza Hutta...


İçtim...
Mado'da Türk Kahvesi, sevdicek ve halacımla...


İzledim...
Fetih 1453
Evet epey bi emek verilmiş, film başlıyor ve dolu dolu, hiçbi masraftan kaçınılmayarak yaklaşık 3 saat sürüyor..Türk sinema tarihinde önemli bir yer edinicek kadar güçlü bir film yani. Ama niyeyse ben pek etkilenmedim. Daha çok belgesel diyenlere katılıyorum, yani drama, psikolojiden ziyade olan olmuş, İstanbul fethedilmiş işte de böyle diyen bir film, can alıcı noktası gemilerin karadan yürütülmesine yüzeysel olarak değinmiş mesela ki bence kurguda en önemli üzerinde durulması olan nokta bu olmalıydı. Savaş sahneleri tabiki muhteşem, tabiki ağzımız açık kalıyo o görüntülere.
Ama benim aradığım yoktu duygu namına, işte birazcık ucundan aşk, şövenizm, haklı gurur, inanç,din...Yine de ellerine sağlık,  İstanbul'un fethi  işlenecek en güzel konulardan biri, riskli bikere, hak yemeyelim bence üstesinden gelmişler, tavsiye de ederim. Ama bayıldım, kusursuz demiyorum...


Şirinem, prensesimle oynadım...


Elma şekerimmm...



Hediye aldım..
Halamdan bu gömleği..


Aldım...
Bu aşk kokan salata tabağını..
Artık kıyafet, ayakkabı yerine mutfak eşyası alışverişi yapıyorum internetten..:)
yani güzel günler göreceğiz çocuklar...:)



Bu şarkıda dansettim...<3
Epey kişi yorumlamış ama canlı performans herzaman candır.



Sonu biraz tatsız olsa da hayatımın en güzel Cumartesi gecelerinden birini yaşadım..



Orkut Scraps - Saturday








Bugün...

17 Mart 2012 Cumartesi
Çalıştım.
Olağanüstü bir cumartesi çalışmasıydı 9'dan 12 buçuğa kadar...
Üç haftadır haftasonu keyif uykusundan mahrumum bu arada. Çok yoğun ve karışık zamanlar geçiriyoruz işyeri olarak.
Sonra... Bu güzel havayı kaçırırsak ayıp olurdu.
Yeşilköy sahilinde nefes aldık biraz.. Güneşi gördük, hissettik, üşümedik, sıcaktık.
Allahım ne güzel bir duygu... Moralim ne kadar bozuk olursa olsun yazın geliyor olduğunu bilmek, güneş, deniz, yeşillik bana bambaşka bir keyif veriyor...

Aldım...
Sadece AVM'de beklemekten kaynaklanan minik bir alışveriş..:)


Yedim...

Bu aralar köri soslu tavuk aşkım ne yesek kararsızlığından kurtarıyor...


Back To School...or Meeting! :)

15 Mart 2012 Perşembe
Bana eski tarz okul önlüklerini anımsatıyor bu beyaz yakalı sadecik siyah elbise...
Ben bir toplantım için tercih ettim.



Elbise: Tiffany
Çorap: Penti
Ayakkabı: Polaris

Evet kabul, stilimiz aynı ama bu hatuna daha çok yakışmış :)

Şifalı Gezmeler...

12 Mart 2012 Pazartesi
Bu haftasonu Yalovada Thermalium Wellnes Hoteldeydik.
Bir toplantımız vesilesiyle 2 gece konakladık. Size harika resimler çektim.
Doğayla iç içe, yeşillik ve göl manzarasıyla tertemiz bir nefes almak, her derde deva 
termal sularda şifa bulup, keyif yapmak isterseniz, özellikle hiç gelmeyen bahardan şikayetçi, 
sıcağa hasretseniz hiç durmayın gidin derim.
Kışın ortasında sıcağın tadına vardım gerçekten, önce sauna sonra sıcak su ve hamam. 
Yoğun iş temposunun arasında 1 saat bile yetti. Dileyenler çeşitli masaj, spa 
hizmetlerinden de faydalanabilirler.

İşte benim objektifimden bikaç iç açıcı kare... Umarım beğenirsiniz..



Otelimizin dışardan görüntüsü...






Dağ, tepe, toprak...



Göl manzarası muhteşem.. Özellikle sabahın ilk ışıklarında ve akşam karanlığında...




Pek ilgi çekmeyen normal havuz...



Bal isteyen varsa... :)


Burda oturanlar ne şanslı diye düşündüğüm ev...





NOT: *Resimlere watermark eklemeye üşendim açıkçası, hepsi bana aittir.


LCW'dan...

4 Mart 2012 Pazar
LCW'nın şirin dünyasını seviyorum...

Bu çantayı alalı bir ay kadar oluyor. Çok minik, cüzdan boyutlarında, tak-çık bir çanta. Yaz için daha uygun ve takmak için sabırsızlanıyorum..


Pijamalarım ve yüzüğüm "çok sevdiğim"den hediye..


Bende onu "love"! :)




En Son...

3 Mart 2012 Cumartesi
Bunu yedim...
Leziz bişey, tavsiye ederim..


Bunu izledim...
Hayalet Sürücü 2
3d gözlüklerimizle izlediğimiz filmin final sahneleri Kapadokya'da geçiyor. Bu bile beni etkilemeye yetti. Ama serinin ilk filmini izlemediğim için eksik bişeyler vardı tabiki, çok beğendiğimi söyleyemicem. Belki de aksiyon tarzı filmlere ilgim pek olmadığından. Ama bu tarz film müptelaları için bire bir. E başrolde Nicolas Cage gibi bir Oscarlı var daha ne olsun. Filmin yapımı için 75 milyon dolarlık bir bütçenin ayrılmış olması da kaliteli bişeyler bulabileceğinizin işareti zaten.





Bunu  dinledim..
Bu kadının tarzına bayılıyorum...




Bunu sürdüm..



Bu küçük şirin hediyeyi aldım halacımdan..
ama bi taşı düşmüştü küpenin, gene de severek taktım...


Bu papileri aldım kendime Polaristen.
Hem de yarı fiyatına, çok çok tatlı bi fiyata :)


Related Posts with Thumbnails